Yemeden duramayanlara kötü haber: Uzmanlar o gıdanın riskini açıkladı

Haber gorseli

Diyet yapıyor, spor salonundan çıkmıyor ama bir türlü kilo veremiyor musunuz? Ya da “Çok sağlıklı besleniyorum” demenize rağmen kendinizi sürekli yorgun ve halsiz mi hissediyorsunuz? Yanıt, büyük ihtimalle mutfağınızda ve market arabanızda saklı. Hemen her gün tükettiğimiz ve sağlıklı olduğunuz sandığımız o gıdaların aslında bize zarar verdiği ortaya çıktı.

FORMDA KALMAK İSTERKEN SAĞLIĞINIZDAN OLMAYIN

Günümüzün yoğun temposunda formda kalmak veya sağlığını korumak isteyen birçok kişi, çareyi market raflarındaki “fit”, “organik”, “şekersiz” veya “light” logolu ürünlerde arıyor.

Ancak ambalajların üzerindeki bu ışıltılı pazarlama sloganları, arkalarında büyük bir metabolizma tuzağı barındırıyor. Masum birer ara öğün gibi görünen ama vücuda gizli şeker, fruktoz ve kimyasal katkı maddesi pompalayan bu gizli tehlikeleri yakından tanımak gerekiyor.

MEYVELİ YOĞURTLAR VE GRANOLA BARLARI

Özellikle sabah kahvaltısını hızlıca geçiştirmek ya da ikindi saatlerinde hafif bir alternatif bulmak isteyenlerin ilk tercihi meyveli yoğurtlar ve hazır barlar oluyor.

Oysa marketten aldığınız tek bir kâse meyveli yoğurt, neredeyse bir kutu asitli içecek kadar ilave şeker ve mısır şurubu içerebiliyor.

Üstelik bu ürünlerin raf ömrünü uzatmak, kıvamını sabitlemek ve cazip bir renk elde etmek için kullanılan kimyasal katkı maddeleri, yoğurdun içindeki doğal ve faydalı bakterileri yani probiyotikleri tamamen baskılıyor.

Sağlıklı algısı yaratan granola barları da içerdikleri yapay şuruplar nedeniyle aslında birer kalori bombasına dönüşüyor.

Bu tuzaktan kaçınmak için evde sade süzme yoğurdun içerisine mevsim meyveleri doğramak veya yulaf ezmesi, çiğ badem ve cevizle kendi granolanızı fırınlamak çok daha güvenli bir yol sunuyor.

MARKET TİPİ MEYVE SULARI

Güne taze sıkılmış bir bardak portakal suyuyla başlamaktan daha sağlıklı ne olabilir diye düşünebilirsiniz. Ancak meyveyi sıkıp sadece suyunu içmek, sağlığınıza faydadan çok zarar getirebiliyor.

Meyveyi vücut için özel kılan ve şekerin kana yavaş karışmasını sağlayan en önemli unsur lifleridir. Meyve sıkıldığında bu lifler tamamen çöpe gider.

Bir bardak meyve suyu elde etmek için ortalama üç dört adet meyve kullanıldığı düşünülürse, liflerinden arınmış bu sıvı vücuda bir anda devasa bir fruktoz yani meyve şekeri yüklemesi yapar.

Lif içermeyen sıvı şeker kan şekerini hızla fırlatır ve aynı hızla düşürür. Bu ani dalgalanma ise içtikten kısa süre sonra daha şiddetli açlık krizlerine yol açar ve uzun vadede karaciğeri yorar.

Bu nedenle uzmanlar, meyveleri içmek yerine lifleriyle birlikte bütün olarak yemeyi öneriyor.

FİT ETİKETLİ ATIŞTIRMALIKLAR

Diyet yaparken vicdan azabını susturmak için tüketilen diyet bisküviler, fit krakerler ve fırınlanmış cipsler, ambalaj sanayisinin en büyük yanılsamalarından biridir.

Bir üründen yağ veya şeker çıkarıldığında ürün doğal lezzetini ve dokusunu kaybeder. Üreticiler bu kaybı önlemek için ürüne ekstra sodyum, modifiye nişasta, yapay aromalar ve tatlandırıcılar eklemek zorunda kalır.

İşin daha da tehlikeli boyutu ise psikolojik tarafıdır. İnsan beyni, üzerinde “fit” yazan bir ürünü sınırsız tüketilebilir olarak kodlama eğilimindedir.

“Nasıl olsa diyet” düşüncesiyle bir paket bisküvinin tamamını bitirmek, normal bir üründen alacağınız kalori ve karbonhidrat miktarını aşmanıza neden olur.

Yapılması gereken en doğru şey, alışveriş yaparken ambalajın ön yüzündeki parıltılı logolara değil, arkasındaki içindekiler tablosuna bakmaktır. İçindekiler listesi ne kadar kısa ve tanıdık kelimelerden oluşuyorsa, ürün o kadar masumdur.

yok

Author: Yusuf Yıldız